Emtia piyasaları, ABD-İran geriliminin tırmanması, ABD enflasyon verilerinin beklentileri aşması ve ABD-Çin zirvesiyle şekillendi. Petrol ve doğal gazda risk primi sürdü.
ABD yönetiminin İran’ın ateşkes teklifini reddetmesi ve ABD enflasyon verilerinin beklentileri aşması, emtia piyasalarında haftanın belirleyici unsurları oldu. Bu gelişmeler, özellikle petrol ve doğal gaz akışına ilişkin endişeleri artırarak fiyatları etkiledi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın karşı teklifini reddetmesi, Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimin sürebileceği algısını güçlendirdi. Bu durum, Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan petrol ve doğal gaz sevkiyatına yönelik endişeleri artırdı.
Makroekonomik veriler tarafında, ABD’de nisan ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yıllık bazda yüzde 3,8 artarak Mayıs 2023’ten bu yana en güçlü yükselişini kaydetti. Enerji fiyatlarındaki artış TÜFE’deki yükselişin önemli bir bölümünü oluştururken, gıda fiyatlarındaki yukarı yönlü baskı da güçlendi.
Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) de maliyet enflasyonuna ilişkin endişeleri artırdı. Nisan ayında aylık bazda yüzde 1,4’lük artışla Mart 2022’den bu yana en sert yükselişini gösteren ÜFE, yıllık bazda yüzde 6 ile Aralık 2022’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.
Aynı dönemde ABD Senatosu’nun Kevin Warsh’ı ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanlığına onaylaması, para politikasına ilişkin belirsizlikleri fiyatlamaların merkezine taşıdı. Analistler, Warsh’ın göreve gelmesiyle Fed’in iletişim stratejisi ve faiz politikasına ilişkin beklentilerin yeniden şekillenebileceğini belirtiyor.
Donald Trump’ın Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Pekin’de gerçekleştirdiği zirve, emtia piyasalarında özellikle enerji ve tarım fiyatlamaları üzerinde etkili oldu. Beyaz Saray’ın zirve bildirisinde, iki tarafın Hürmüz Boğazı’nın enerji akışını destekleyecek şekilde açık kalması gerektiği konusunda mutabık kaldığı belirtildi.
Bu açıklama petrol ve doğal gaz fiyatlarında kısa süreli geri çekilmeye neden olsa da, somut bir mekanizma öngörülmemesi ve ABD-İran müzakerelerindeki tıkanıklığın sürmesi, Brent petrol üzerindeki jeopolitik risk priminin korunmasına yol açtı. Trump’ın, Çin’in soya fasulyesi, enerji ve uçak alımını artırmayı kabul ettiğini belirtmesi de piyasalarda yakından izlendi.
Değerli metaller, ABD enflasyon verilerinin ardından Fed’in para politikasına ilişkin beklentilerin yeniden şekillenmesiyle düşüş gösterdi. Yüksek enflasyonun faiz indirimlerini öteleyebileceği beklentisi, altın gibi faiz getirisi olmayan varlıkların cazibesini azalttı. Gümüş, hem değerli metal hem de sanayi metali özelliği nedeniyle satış baskısından en fazla etkilenen ürün oldu.
Baz metallerde ise jeopolitik arz riskleri ve Çin talebine ilişkin beklentilerle karışık bir seyir izlendi. Hürmüz Boğazı’na ilişkin belirsizlikler arz endişelerini desteklerken, ABD enflasyon verileri sanayi metalleri üzerinde baskı oluşturdu. Alüminyum ve bakır fiyatları Hürmüz kaynaklı lojistik riskler ve arz endişeleriyle destek buldu.
Enerji emtialarındaki fiyatlamalarda Hürmüz Boğazı’na ilişkin belirsizlikler ve ABD-İran ateşkes sürecindeki tıkanıklık etkili oldu. ABD Başkanı Trump’ın İran’ın son karşı önerisini kabul edilemez bulduğuna ilişkin açıklamaları, arz kesintilerinin sürebileceği endişelerini destekledi. Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) küresel petrol arzına ilişkin uyarıları da fiyatları destekledi.
Doğal gaz tarafında ise depolama verileri, LNG ihracat tesislerindeki bakım süreci ve Hürmüz kaynaklı küresel LNG arz endişeleri öne çıktı. ABD doğal gaz depoları beş yıllık ortalamanın üzerinde kalmayı sürdürürken, Hürmüz Boğazı’ndaki jeopolitik gerilim küresel LNG piyasasında sıkışıklığı artırdı.
Tarım emtialarında ise ABD-Çin tarımsal ticaretinin genişletilmesine yönelik mesajlar izlendi. Çin’in tarife indirimleri ve engellerin azaltılması yoluyla tarımsal ticareti artırma konusunda ön mutabakat sağladığı belirtildi. Analistler, bu iyimserliğin piyasayı desteklediğini ancak Çin’in ithalatını büyük ölçüde Brezilya’dan karşılaması nedeniyle etkinin sınırlı kalabileceğini kaydetti.
Reklam & işbirliği: [email protected]